Hoşgeldin, Ziyaretçi! [ Kayıt Ol | Giriş Yaprss  |  tw

GENEL BAŞKAN; 23 MAYIS KARARLILIĞIMIZI DEĞİŞTİRECEK BİR GELİŞME YOK

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 saat önce

GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK’UN TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ GELİŞMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
Toplu Sözleşmede memurlarımız adına dişe dokunur bir gelişme oluşmamıştır.Toplu Sözleşme taleplerimiz ana olarak aşağıdaki  ana başlıklarda ifade edilmektedir.
1-Oransal artışlar
2-Artışların emekliliğe yansıması, taban aylığa yapılan artışlar. Ek ödemelerin, döner sermaye gelirlerinin emekliliğe yansıması.
3-Ek ödemelerde yaşanan eşitsizliğin giderilmesi, öğretmen, akademisyen, posta dağıtıcısı, KİT çalışanları, hekim dışı sağlık çalışanlarına yapılan haksızlığın giderilmesi
4-Vergi dilimlerinin kamu görevlilerinin gelirlerine uygun hale getirilmesi
5-Dini bayramlarda 1 asgari ücret tutarında (886.5 TL) ikramiye verilmesi.
6-4 C ve 4 B gibi farklı istihdam türlerinin tamamen kaldırılması.
Yukarda ifade ettiğimiz 6 ana başlık altında toplayabileceğimiz ana taleplere toplu sözleşme masasında şuana kadar olumlu bir cevap verilmemiştir. Elde edilen gelişmeler genel haklara yönelik, insanca yaşamamızı temin edecek kazanımlar değildir.
Yukarda ifade ettiğimiz, ana taleplerimize bir cevap gelmemesi Toplu Sözleşmelerde hayal kırıklığı anlamına gelecektir. Bölük pörçük, ufak tefek kazanımları kazanım olarak sunmak hiçbir kamu çalışanını mutlu etmemekte, tatminkar bulunmamaktadır.
Türkiye Kamu Sen Toplu Sözleşme masasına olan saygısını, iş bırakma tarihini 23 Mayıs olarak ilan ederek göstermiştir. Bu tarihten sonra yetkili konfederasyon ve sendikalar kamu görevlileri hakem kuruluna başvuracaktır. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu esas olarak Hükümetin kontrolünde bir kuruldur. 23 Mayıs tarihinde yapacağımız, iş bırakma eylemi, doğrudan doğruya Hükümetin iradesini değiştirmeye yönelik olacaktır.
Bir sözde sendika tarafından Toplu Sözleşmenin son tarihi olan 21 Mayıs’tan sonra yapılacak eylemin Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna yönelik olacağı doğrultusunda açıklamalar yapılmaktadır. Bu açıklamalar iş bırakma eylemine katılamama gerekçelerini kendi üyelerine bile açıklayamadıkları için yapılmakta, kamu çalışanlarının kafası karıştırılmaya çalışılmaktadır.
23 Mayıs iş bırakma eyleminde tek muhatabımız Hükümettir, çünkü, 11 Hakem Kurulu Üyesinin 6’sı Hükümetin iradesi ile karar verecek şekilde ayarlanmıştır. Bu sebeple bu iradeyi memurlar ve emekliler lehine değiştirmek mümkündür. Ancak, sarı sendikalar bu eyleme katılma cesaretini elbette gösteremeyecektir. Bizzat giderek eylem birliği teklif ettiğim bu sarı sendika, yine bizi şaşırtamamış, iş bırakma eyleminden kaçarak masada memurların elini güçlendirme yolunu seçememiştir.
Türkiye Kamu Sen olarak yukarda açıkladığımız taleplerimize cevap bulabilmemiz halinde, iş bırakma eyleminden vaz geçilebileceğini açıklamıştık. Ancak, bugüne kadar ana taleplerimize olumlu bir cevap verilmemiştir. Hükümet 3+3 lük komik zam teklifinde ısrarcıdır. 1 puanlık artışa dahi yanaşmamaktadır. Yüzde 20’lik zam teklifimize, çok uzak olan, bu tekliflerin kabulü kamu çalışanlarını satmakla eş değerdir.
Bütün bu sebeplerle, yukarda açıkladığımız 6 ana teklifimize cevap verilmediği sürece 23 Mayıs’ta iş bırakma kararlılığımız devam edecektir. Sendikalı, sendikasız tüm kamu görevlilerini, eyleme katılma cesareti gösteremeyen Konfederasyonun değerli üyelerini de iş bırakma eylemine destek vererek, haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.Bu toplu sözleşmenin 2 yıllığına yapıldığını kimse dikkatten kaçırmamalıdır.
TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL MERKEZİ

2 toplam ziyaret, 2 bugün

MASADAN OLUMLU HABERLER DE VAR

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 saat önce

Toplu Sözleşme görüşmelerindeki girişimlerimiz meyvelerini vermeye başladı.

Kamu İşveren heyeti ile kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonları arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinin 7. oturumu bugün gerçekleştirildi. 
Hizmet kollarının taleplerinin şekillendirildiği bu oturumun sonunda kamu görevlilerinin tamamını ilgilendiren konulara geçildi.
Türkiye Kamu-Sen’in talepleri arasında yer alan ve ısrarla üzerinde durduğu konulardan bir kısmı hakkında Bakan Faruk Çelik görüşlerini açıkladı. 
Buna göre 4/C’li personelin çalışma sürelerinin 11 ay 28 gün olarak belirlenmesi,
Sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen Toplu Sözleşme İkramiyesinin artırılması,
Aile yardımı ödeneğine zam yapılması,
Kamu görevlilerine 2012 yılının maaş zamlarının gecikmesi dolayısıyla gecikme zammı verilmesi,
Eğitim-Öğretim tazminat tutarının artırılması,
2005 yılından sonra göreve başlayan kamu görevlilerine ilave 1 derece verilmesi,
Yerel yönetimlerde ve TRT’de çalışan sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi,
Emekliye ayrılan kamu görevlilerine ödenen emekli yolluğunun artırılması konularında anlaşma sağlandı.
Toplu Sözleşme İkramiyesi, aile yardımı, eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği ve gecikme zammının ne kadar olacağı ise 21 Mayıs Pazartesi günü yapılacak son oturumda netlik kazanacak. 
Bütün bu gelişmelere rağmen Kamu İşveren tarafı, 2012 ve 2013 yılları için kamu görevlilerinin tamamı için uygulanacak maaş artışları konusunda yeni bir teklif getirmedi.
Hatırlanacağı üzere Kamu İşveren tarafı, kamu görevlilerinin maaşlarına 2012 yılı için %3+%3 ve 2013 yılı için de %2+%3′lük bir maaş artışı önermiş, bunun üzerine de Türkiye Kamu-Sen ve KESK 23 Mayıs günü 1 günlük iş bırakma kararı almıştı. 
Şimdi gözler 21 Mayıs’ta yapılacak Toplu sözleşme görüşmelerinin son oturumuna çevrilmiş durumda. 
Türkiye Kamu-Sen olarak toplu sözleşme masasına taşıdığımız taleplerin tamamının toplu sözleşme metnine dahil edilerek, hayata geçirilmesini arzu ediyoruz.
Türkiye Kamu-Sen, benzine, doğalgaza, mazota, tüpe, gıda ürünlerine yapılan zamlardan bile daha düşük (tüm kamu görevlileri ve emekliler için taban aylığa aylık net 100 TL ve %10+%10) bir zam talebiyle toplu sözleşme masasına oturdu. 
Yılın ilk dört ayında gerçekleşen enflasyonun dahi %3,09 olduğu dikkate alındığında, Kamu İşveren tarafının teklifinin ne denli yetersiz olduğu görülecektir. 
Bugünkü görüşmelerde sağlanan kazanımların kamu görevlilerinin sorunlarının çözümünde yeterli olamayacağı gerçeğinden hareketle yetkilileri, ekonomik gerçekler çerçevesinde bir maaş artışı önerisiyle son toplantıya gelmeleri konusunda bir kez daha uyarıyoruz.

Devamını Oku »

2 toplam ziyaret, 2 bugün

4/C’LİLERE MÜJDE flas flas ¡

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 saat önce

Toplu Sözleşme görüşmelerinin 7. oturumunda 4/C’li personele müjde geldi.
Toplu sözleşme görüşmelerinde ısrarla üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi olan 4/C’li personelin çalışma süresi konusunda Kamu İşveren Heyeti ile anlaşma sağladık. Bundan sonra bütün 4/C’li personelin çalışma süresi 11 ay 28 gün olarak belirlenecek.
Bu kazanımın tüm 4/C’li çalışanlara hayırlı olmasını dilerken, bu konudaki temel talebimizin ve mücadelemizin tüm sözleşmeli, 4/C’li ve geçici personelin kadroya geçirilmesi olduğunu bir kez daha hatırlatır, desteklerinden dolayı tüm kamu görevlilerine teşekkür ederiz.

3 toplam ziyaret, 3 bugün

GENEL BAŞKAN’DAN MALİYE’YE CEVAP !

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 saat önce

Genel Başkan İsmail Koncuk, Maliye tarafından
hazırlanan rapora cevap verdi.
Kamu İşveren kurulu ile yürütülen toplu
sözleşmelerin 5. oturumunda hizmet kollarının talepleri görüşülmeye
başlandı.
 
Sendikalar taleplerini sunum yapmadan önce Maliye
Bakanlığı “2002 -2012 yılları personel giderlerine ilişkin gelişmeler” adıyla
bir sunum gerçekleştirdi.
 
Sunumun ardından söz alan Konfederasyon genel
başkanları hükümetin sunduğu teklifi eleştirerek kamu çalışanlarının beklentisinden
çok uzak rakamlar olduğunu ifade ettiler. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail
Koncuk hükümet tarafından kamu çalışanlarının ve emeklilerin görmezden
gelinmesine tepki gösterdiği konuşmasında şunları söyledi:
 
“ Geçtiğimiz yıllarda Toplu görüşmeler yaparken de
kamu işveren tarafı memura zam vermemek için gerekçeler gösterirdi. Eğer kamu
çalışanlarına olumlu yaklaşmak istemiyorsanız gerekçeler bitmez. Önemli olan
her sene önümüze zam vermemek için sunduğunuz gerekçelerden kurtulmaktır.
Dünyada yaşanan ekonomik krizi söyleyip, onlar gibi olmamak gerekçesini sadece
kamu çalışanlarının maaş zamları görüşülürken kullanıyorsunuz.. Ancak
yurtdışında hükümetin sayın bakanları ülkede ekonomik gelişme ve büyüme
yaşandığını ilan edip duruyorken, sıra kamu çalışanlarına geldiğinde
Yunanistan’dan örnek vermeleri abeste iştigaldir. Madem ekonomik büyüme
sağlandı ülkemizde o zaman kamu çalışanları da bu büyümeden artık payını almak
istiyor. Madem ki komşu ülkelerde ekonomik kriz yaşanırken, Türkiye bundan
etkilenmedi, biz de bundan payımızı görmek istiyoruz. Görülmesi gereken
bir gerçek var ki; 2 milyon çalışan ve emekli gerçekten ekonomik anlamda zor
durumda. Kredi kartlarına yüklenmekten haciz işlemleri almış başını yürüyor.
İcra dairelerinde gözle görülür bir artış var. Yıllardır ihmal edilen kamu
çalışanlarının ve emeklilerin nefes almasını sağlamanız lazım. Kemer sıkma
politikasını elini taşın altına sokmayanlara uygulayın, kamu çalışanlarına
değil.
 
Geçen yıllar içerisinde kamu çalışanları arasında
maaş dengesi de buzuldu. Bunun gibi birçok sorunla kamu çalışanları baş
etmek zorunda bırakıldı. Sunduğunuz 3+3 gibi komik rakamlar karşısında kamu
görevlileri çok gergin. Biz de 26 mayıs’ta yapacağımız mitingi iş bırakma
eylemine dönüştürdük. Tabanda yaşadığımız gerginlik bizi iş bırakma eylemine
yönlendirdi. Tabi ki toplu sözleşme süreci boyunca taleplerimiz karşılık
bulursa eylemden vazgeçeriz. 
 
Bizim isteklerimiz net. Biz pastadan payımızı almak
istiyoruz. Bu masada taleplerimize karşılık bulmak istiyoruz. Hükümetin tavrı
bu sefer kamu çalışanlarından ve emekliden yana olsun.”
 
Genel Başkan İsmail Koncuk konuşmasının ardından  Maliye Bakanlığı tarafından yapılan sunuma
karşı Türkiye Kamu-Sen AR-Ge Merkezi tarafından hazırlanan 2002-2012 memur
maaşları ve ekonomik gelişmelerin yer aldığı raporu takdim etti. Raporda önemli
başlıkları ve bazı tabloları açıkladı.
 
TÜİK rakamlarına dayandırılarak hazırlanan rapora
göre;
 
2002-2011
YILLARINDA MİLLİ GELİR CARİ FİYATLARLA %235,1 BÜYÜMÜŞTÜR
 
2002-2011
YILLARI ARASINDA MİLLİ GELİR REEL OLARAK %68,3 ARTMIŞTIR
 
 
Sabit
Fiyatlarla Milli Gelir Endeksi (2001=100)
 

Devamını Oku »

2 toplam ziyaret, 2 bugün

23 MAYIS’TA MEMURLAR İŞ BIRAKIYOR

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 saat önce

Türkiye
Kamu-Sen, KESK ve Birleşik Kamu-İş, 23 Mayıs’ta “İş Bırakma Eylemi” konusunda
uzlaştı. Memur-Sen’den cevap bekleniyor.
Türkiye Kamu-Sen, yıllardır diyalog, hoşgörü,
yönetişim anlayışıyla kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerinin ilerletilmesi
için mücadele yürütmektedir. Elbette bu mücadelenin öncelikli hedefi kamu
görevlilerinin toplu sözleşme, grev ve siyaset haklarını da içeren çağdaş, ILO
standartlarında sendikal haklardır.
 
Bu mücadelede toplumumuzun hassasiyetlerini gözeterek,
gerginliklerden mümkün olduğunca kaçınarak, milli ve manevi değerlerimizi ön
planda tutarak, “önce ülkem” diyerek yer aldık. Ancak, bu iyi niyetimize
karşılık olarak memurlarımız aleyhine yürütülen kampanyalara, memurlarımızın
kazanılmış haklarının ellerinden alınma gayretlerine maruz kaldık.
 
İş bilmez iktidarın başarısızlıkları, kötü niyetli
yöneticilerin beceriksizlikleri yıllarca sırtımıza yüklendi. Özellikle
ülkemizde kamu hizmetlerini sevk ve idare etmekle sorumlu olan hükümet üyeleri,
sürekli memurlarımızın işe yaramaz, vasıfsız, yan gelip yatan, hizmetin
gereklerini yerine getirmeyen kimseler olduğunu ifade ederek, memurlara hakaret
ettiler.
 
Kamu hizmetini düzenlemekle ve yürütmekle görevli olan
bakanlar, basiretsiz ve beceriksiz yönetim anlayışlarını, liyakatsiz, yandaş
yöneticilerle desteklemek isteyince ortaya çıkan aksaklıkların sorumluluğu,
fedakâr Türk memurunun omuzlarına yüklendi.
 
Oysa bizler, vatandaşlarımızın doğduğu andan
başlayarak, hayatının her anında, her alanında hizmet üretmekteyiz. Hastadan
bulaşan virüs nedeniyle can veren doktor; kilometrelerce ötedeki köye ders
vermeye giderken soğuktan donan öğretmen; haciz ihbarnamesini borçluya tebliğ
ettiği için katledilen postacı; yangın söndürürken hayatını kaybeden itfaiyeci,
ormancı; asayişi sağlarken şehit edilen polis, zabıta; raylara döşenen bombanın
patlamasıyla şehit düşen makinist de biziz. Ancak yöneticiler tarafından her
fırsatta hizmet üretmemekle, yan gelip yatmakla suçlanan da biziz.
 
2002-2012 yılları arasında ülke ekonomisi ortalama
yıllık %6,8 oranında büyürken, kamu görevlilerine büyümeden pay verilmemiş,
“büyümeye ne katkınız var ki!” denmiştir. Ekonomik kriz dönemleri,
çalışanlarımızın haklarının budanması için bir fırsat olarak görülmüş, bu
dönelerde çalışanlarımız işsizlikle tehdit edilerek sesleri kısılmıştır.  
 
Daha bir ay kadar önce yatırım paketi adı altında
sanayici ve iş adamlarına 2 milyar TL’lik bir kaynak yaratılırken, memurlarımız
ve memur emeklilerimiz tam 5 aydır zam alamadan yaşamak zorunda kalmışlardır.
 
Sürekli olarak ithalata dayalı arz yaratan bir
ekonomik sistemde, talep tarafı yok sayılmak yoluyla sistem çarkları
döndürülmeye çalışılmakta, bu da ülkemizin borçlarının katlanarak artmasına
neden olmaktadır. Bu sistem istihdamı arttırmamakta, yatırımları arttırmamakta,
ücretleri arttırmamakta; ama bir kesimin parasına para katmakta, işsizlik,
yoksulluk ve adaletsizliği arttırmaktadır.
 
Bütçe de milli gelir de milletin ortak kaynağıdır. 75
milyonun ortak kaynağından; milletin %99’u için ayrılan pay, milletin geri
kalan %1’lik ayrıcalıklı kesimi için ayrılan pay kadar bile olamamıştır. Milli
gelir içinde personele ayrılan ödenek oranı 2002 yılında %6,6 iken; 2011
yılında %5,6’ya gerilemiş; bu da kamu görevlilerimize ödenmesi gereken yıllık
7,72 milyar dolar tutarındaki kaynağın, memur ve emeklilerimizin cebinden
alınıp, parasına para katan ayrıcalıklı kesime aktarılmasına neden olmuştur.
 
Son 10 yıl içinde toplamda reel anlamda %68 büyüyen
bir ülkede, çalışanların pastadan aldığı pay azalıyorsa, burada bir tutarsızlık
ve adaletsizlik var demektir.
 
Görülüyor ki; ekonomi büyürken de krize girdiğinde de
hedef tahtasına oturtulan yine memurlar olmuştur. Ancak sorunumuz yalnızca
ekonomik değildir. Bizim anlayışımızda ahlaki değerler, her şeyden önce
gelmektedir. Bize göre bir resmi yetkili, bir konuda söz veriyorsa; artık
verdiği sözü yerine getirmek o kurumun boynunun borcudur. Kamu görevlileri
olarak, 2012 yılına dek yürütülen toplu sözleşmelerde, yetkililerce verilen
sözlerin ve imza altına alınan konuların boşta kaldığını gördük. Bu durum
bizlerin, kamu mercilerine karşı güvenini sarsarken; yetkililerin de
memurlarımıza karşı olumsuz bir tavır sergilediklerinin ispatı olmuştur.
 
Verilen sözlerin tutulmaması bir tarafa, bu süreçte
hükümetin imza altına alarak yerine getirmeyi taahhüt ettiği, yasal yönden de
zorunlu olarak yapması gereken düzenlemeleri dahi gerçekleştirmeyerek,
güvenilirliğine bir gölge daha düşürmüştür.
 
Yetkililerin üzerine düşen sorumlulukları yerine
getirmemesi nedeniyle kamu görevlilerinin sorunları çözümsüz kalmış; sözleşmeli
statü, taşeronlaşma, özelleştirme gibi yanlış politikalar nedeniyle de yeni
mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Diyalog, müzakere ve anlaşma, karşılıklı güven
esasları çerçevesinde yürütülen kavramlardır. Bu yapılanlar karşısında
memurlarımızın siyasetçilere güveni de kalmamıştır.
 
Bu süreçte memurlarımız dışlanmış, terk edilmiş ve
aldatılmıştır. Diyaloğa direnen, müzakereye kapalı, verdiği sözü yerine
getirmeyen bir iktidarla neyin konuşulacağını, hangi konuların karara
bağlanacağını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
 
Toplu sözleşme ve grev hakkı, kamu görevlilerinin
uluslar arası sözleşmelerden doğan Anayasal hakkıdır. Ancak yıllar süren
mücadelemiz sonucunda yapılan düzenlemede grev hakkı görmezden gelinmiş, toplu
görüşmenin bile gerisinde bir sistem getirilmiştir. Bu yolla, toplu sözleşme
sistemi sulandırılmış, sürüncemede bırakılmış ve gücümüz, sarı sendikalarla
kırılmak istenmiştir.
 
2012 yılının Nisan ayı itibarı ile yıllık enflasyon
%11,14 olarak tespit edilmiştir. 2012 Ocak-Nisan arasında ise fiyatlar genel
düzeyinde %3,09’luk bir artış olmuştur. Nisan ayı başında yapılanlarla birlikte
son bir yıl içinde doğalgaza %33; elektriğe %22; benzine %23; mazota %24 zam
gelmiş, bu şartlarda ne kamu görevlilerimizin ne de emeklilerimizin insan
onuruna yaraşır bir hayat sürme şansı kalmamıştır.  
 
Ancak, hükümetin taraflı tutumuyla oluşturulan toplu
sözleşme masasında kamu görevlilerimiz, emeklilerimiz, dul ve yetimlerimiz için
sunulan maaş artış teklifi, %3+%3; yıllık toplam %6 olmuştur. Dolayısıyla bu
teklif, dört aylık enflasyon artışını dahi karşılamaktan uzaktır.
 
Bir taraftan Türkiye’nin ekonomisi en hızlı büyüyen
ülke olmasıyla övünen yetkililerin, diğer taraftan memurlarına ve emeklilerine
4 aylık enflasyonun dahi altında bir maaş artış teklifi sunması anlaşılır ve
kabul edilebilir değildir.
 
Tam 5 aydır hiç zam alamayan kamu görevlilerimiz, 666
sayılı KHK ile ek ödemelerde yaratılan adaletsizliklerin çözülmesini, bir
saatlik fazla çalışma karşılığında ödenen brüt 1,35 TL’nin, hiç olmazsa
çalışanın bir saatlik gerçek ücreti tutarına çıkarılmasını, 4/C’li
çalışanlarımızın insan haklarına aykırı uygulamalarla çalışmaya mahkum
edilmesinden vazgeçilmesini, mağdur edilen, unutulan 4/B’li ve diğer sözleşmeli
çalışanlarımızın kadroya geçirilmesini, işyerlerinde yaşadıkları sorunların
çözülmesini beklerken; aylarca çalışıp, günlerce müzakere ettiğimiz
taleplerimizin neredeyse hiçbirinin dikkate alınmadığını görünce büyük bir
hayal kırıklığı yaşamışlardır.
 
Kamu görevlilerimizin acil çözüm bekleyen yüzlerce
sorunu varken, Kamu İşveren tarafının dalga geçercesine, bazı kamu
görevlilerimize yoğurt, süt gibi gıda maddesi yardımı yapılması önerisi, toplu
sözleşme görüşmelerinin “cacık”a çevrilmesi girişimlerini de bütün açıklığıyla
gözler önüne sermiştir.   
 
Türkiye Kamu-Sen olarak yıllarca kamu görevlilerinin
sorunlarını anlatmaya, makul taleplerini hükümete iletmeye çalıştık; ancak
hükümet adeta sorunları çözmemek için bizlerle mücadele etti.
 
Türk memuru horlandı; itibarı zedelendi, aldatıldı;
ama hizmet üretmeye devam etti. Bizler 75 milyon vatandaşımızdan ayrı
olmaksızın, aynı geminin yolcularıyız. Gidişatın olumlu olmadığı gün gibi
aşikârdır.
 
Bu gidişe “dur!” demek hepimizin boynu borcu, vatandaş
olmamızın bir gereğidir. Bizler bugüne kadar diyaloğun her yolunu denedik, hoş
görünün her türlüsünü gösterdik, sabrımızı sonuna kadar zorladık. Ama
yaptığımız her iyi niyetli girişimde, adres olarak sokaklar gösterildi. Artık
bıçak kemiğe dayanmıştır.
 
Söz bitmiş, hoş görümüz karşılıksız kalmış, diyalog
mekanizması tahrip edilmiştir. Son çare eylemdir. Hakkımızı almak, iktidarı
uyarmak, Türkiye’nin demokrasi ile yönetildiğini; demokrasinin temelinde tüm
kesimlerin haklarının korunması geldiğini hatırlatmak için;
 
Ülkemizin kaynaklarının adil bir şekilde
paylaştırılması için;
 
Yalnızca memurların değil, işsiz, işçi, esnaf, çiftçi,
emekli, dul ve yetimlerin de seslerine kulak verilmesi için 23 Mayıs’ta iş bırakıyoruz.
 
Son çare olarak, 23 Mayıs 2012 Çarşamba günü hizmet
üretmeyerek, memurlarımızın ve emeklilerimizin bütün ümitlerini bağlı toplu
sözleşme görüşmeleriyle adeta alay edercesine, memurlara süt, yoğurt
verilmesini önerenlere bir cevap verme gereği hasıl olmuştur.
 
Bu cevap, Türk memurunun kim olduğunu ve ne denli
önemli görevler yürüttüğünü, bizlerle adeta dalga geçenlere, bizleri yok
sayanlara anlatacaktır. Bu nedenle bütün sivil toplum örgütlerine 23 Mayıs’ta
“Bir günlük iş bırakma” eylemimize destek verme çağrısı yapıyoruz. KESK
yetkilileri ile yaptığımız görüşmeden olumlu sonuçla ve mutabakatla ayrıldık.
23 Mayıs günü Türkiye Kamu-Sen ve KESK’e bağlı sendikalara üye memurlar,
birlikte iş bıraka eylemi yapacaklar. Ayrıca Birleşik Kamu-İş de aynı gün
kendisine bağlı üyelerle iş bırakma eylemine katılacak.
 
Konfederasyon Başkanımız Sayın İsmail Koncuk 14 Mayıs
günü Memur-Sen Genel Merkezi’ne bir ziyaret gerçekleştirerek, Memur-Sen Genel
Başkanı Ahmet Gündoğdu’ya iş bırakma eylemini birlikte yapmayı, güçlerimizi
birleştirerek kamu görevlilerimizin haklarının alınması konusunda hedef birliği
yapmayı önerdi.
 
Bu eylem, toplu sözleşme görüşmelerine en çok üyeye
sahip konfederasyon sıfatıyla oturan Memur-Sen için bir fırsat olarak
görülebilir. Çünkü bizlerin meydanlarda kamu görevlilerimiz adına vereceği
mücadele masada, ellerinin güçlenmesini sağlayacak. Ancak şu ana kadar
Memur-Sen tarafından herhangi bir cevap gelmedi.
 
Bizler, yine de toplu sözleşme masasına ve diyaloğa
verdiğimiz öneme binaen, 21 Mayıs’a kadar, bu masadan kamu görevlilerimizi,
emeklilerimizi, dul ve yetimlerimizi ve aileleri ile birlikte 20 milyon
vatandaşımızı mutlu edecek bir gelişme bekleyeceğiz. Kamu görevlilerinin
yüzlerini güldürecek bir revize teklif gelmesi durumunda, biz de eylem
kararımızdan vazgeçebiliriz.
 
Bilinmelidir ki; eylemimiz asla devletimize ve
bizlerden hizmet alan vatandaşlarımıza karşı olmayacaktır. Bizler yıllardır
Türk memurunu yok sayan, sorunlarımıza çare üretmeyen, önümüzü tıkayan ve
bizlere başka çıkar yol bırakmayanlara karşı demokratik hakkımızı kullanacağız.
 
Yıllardır vatandaşlarımız için görevde olan
memurlarımız, bu kez vatandaşlarımız için, “grevde” olacaktır. 23 Mayıs
Çarşamba günü Türk memuru ülke genelinde hayatı durduracaktır. 23 Mayıs’ta Türk
memuru, insanca bir yaşam için, adil bir yönetim için, toplu sözleşme ve grev
hakkı için demokratik hakkını kullanacaktır.
 
O gün trenler çalışmayacak, otobüsler işlemeyecek,
öğretmenler ders vermeyecek, uçaklar havalanmayacak,  otoyol gişeleri hizmet vermeyecek, vergi
toplanmayacak; kısacası kamuda hizmet üretilmeyecektir. 23 Mayıs günü tüm
vatandaşlarımızdan çocuklarını okula göndermeyerek, acil durumlar dışında
hastanelere gitmeyerek, zorunlu olmadıkça kamu kurumlarından hizmet talep
etmeyerek bizlere anlayış göstermelerini bekliyoruz.
 
Yaşanacak aksaklıkların sorumlusu, sesimizi duymayan,
sorunlarımızı görmezden gelen, enflasyonun altında tekliflerle memurlarımıza
sefaleti lâyık gören ve bizlere başka çıkar yol bırakmayanlardır.
 

3 toplam ziyaret, 3 bugün

GENEL BAŞKAN’DAN YÖK BAŞKANINA ZİYARET

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 16 Mayıs 2012

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı
İsmail KONCUK, beraberinde Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ, Türk
Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi GÜZEL, Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa
AKKAŞ, Türk Eğitim-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar
ŞAHİNDOĞAN, Türk Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcıları Kürşat ATMACA ve Abdurrahman UYSAL ile birlikte YÖK BaşkanıProf. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA’yı
ziyaret etti.
 
Genel
Başkan KONCUK, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA’yı bu görev atanması nedeniyle tebrik etti ve
başarılar diledi.
 
Genel
Başkan KONCUK, görüşmede üniversitelerdeki en önemli sorunun demokratikleşme
olduğunu ifade ederek diğer pek çok sorunun buna bağlı olarak kendiliğinden
çözüleceğini, bu nedenle üniversitelerimizin bir an önce demokratik bir yapıya
kavuşturulması gerektiğini belirtti.
 
Genel
Başkan KONCUK, üniversitelerde görevde yükselme sınavlarının da yapılmadığına
dikkat çekerek 15 yıldır görevde yükselme sınavlarını yapmayan üniversiteler
bulunduğunu vurguladı. KONCUK, bir an önce görevde yükselme sınavlarının
yapılmasını istedi.
 
Genel
Başkan İsmail KONCUK, yargının çok açık kararları olmasına rağmen pek çok
üniversitede keyfi olarak üyelerinin durumlarının görüşüldüğü üniversite
disiplin kurulu toplantılarına sendika temsilcilerinin çağırılmadığını
belirterek, bu problemin de çözülmesi gerektiğini ifade etti.
 
Türkiye
Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, daha sonra YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA’ya
YÖK’e bağlı kuruluşlarda çalışan personelin sorunları ile ilgili bir rapor
sundu.
 
YÖK Başkanına sunduğumuz rapor için tıklayınız

Devamını Oku »

5 toplam ziyaret, 1 bugün

23 MAYIS’TA İŞ BIRAKIYORUZ

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 16 Mayıs 2012

Türkiye Kamu-Sen olarak masada taleplerimiz karşılanmazsa iş bırakma eylemine hazırlanıyoruz.
 
Hükümetin toplu sözleşme masasında sunduğu teklif karşısında Türkiye Kamu-Sen harekete geçti. Eğer 21 Mayıs tarihinde toplu sözleşme masasında taleplerimiz karşılanmaz ise KESK ile birlikte 23 Mayıs 2012 Çarşamba günü Türkiye genelinde “İş Bırakma” eylemi düzenleyeceğiz.
 
Konuyla ilgili KESK Genel Merkezi’ni ziyaret eden Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve beraberindeki heyet ortak basın açıklamasında bulundu.
 
Toplantıda konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, eylem kararımıza tepki gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e seslenerek, “kamu çalışanlarını ve emeklileri hiçe sayan bir anlayış karşısında susmayacağız” dedi.
 
Genel Başkan Koncuk konuşmasına şöyle devam etti:
 
“Sayın Bakan Faruk Çelik’in “konfederasyonlar toplu sözleşme sürecini bilmiyor mu” diye açıklaması var. Sendikaları eleştiren bir açıklama yapmış. Elbette kamu çalışanları toplu sözleşme sürecini de toplu sözleşme takvimini de çok iyi biliyor. Ancak toplu sözleşme masasına getirilen 3+3 gibi komik bir teklif üzerine eylem yapmaktan başka çaremiz kalmadı. Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir zaman eylemi amaç olarak görmedik. Bir araç olarak değerlendirdik.  Akla vicdana sığmayan, kamu çalışanlarının beklentisiyle uzaktan yakından hiç alakası olmayan bir teklif karşısında hak arayışımızı alanlarda arayacağız. Talebimizin neredeyse hiçbirinin cevap bulmaması son derece manidardır. Aileleri ve çocuklarıyla beraber 20 milyon insanı görmezden gelen bir hükümetle şu anda kamu çalışanları karşı karşıya. Alım gücü yıllar içerisinde yüzde 35 azalan, büyük bir ekonomik dram yaşayan emeklileri görmezden gelen bir hükümet ülkemizi yönetiyor. Biz buna sessiz kaldığımız sürece ekonomik ve sosyal haklarımızın, iş güvencesinin bile tehlikeye gireceğini bilmemiz lazım. 4/B’lilerle, 4/C’lilerle ilgili konfederasyonlar bir sürü talep getirdi, ancak sunulan teklif içinde bunlarla ilgili tek bir kelime yok. Bunlar aile yardımını bile alamıyorlar, hastalanma hakları, izin hakları bile yok. Türkiye hukuk devleti ancak, çalışanlarına farklı fikir normları uygulayan bir hükümet var. Eğer bu anlayış devam ederse, 4/B, 4/C gibi uygulamalarının kamu alanlarında yaygınlaşacağını biliyoruz. Bunlar karşısında toplu sözleşmeye getirdiğimiz bütün taleplere gözünü kapatan bir anlayış var. Dolaysıyla toplu sözleşme takvimini bilmek ayrı bir hadisedir, başımıza gelecekleri bilmek ayrı bir hadisedir. Kamu çalışanlarının başına ekonomik ve sosyal anlamda ne geleceğini öngörüyoruz. Masada yetkililerin, yaklaşımlarını biliyoruz. Bakanların yaklaşımını biliyoruz, bunlar karşısında ne yapacaktık? Sessiz mi kalacaktık. Boynumuzu büküp, “emret padişahım mı" diyecektik. Biz bunu demeyeceğiz.
 
Memur-Sen genel merkezini de iş bırakma eylemine davet etmek için dün ziyaret ettiklerini açıklayan Koncuk, Memur-Sen’den hala eyleme katılma konusunda olumlu bir yanıt gelmediğini söyledi. Koncuk açıklamasını şöyle tamamladı:
 
“Sayın Gündoğdu’ya iş bırakma teklifini götürdük. KESK ile bu konuda mutabakatımız var. Memur-Sen’e istedikleri tarihte yapalım diye de teklif götürdük. Ancak şu ana kadar Memur-Sen tarafından iş bırakma eylemine karşı olumlu bir geri dönüş olmadı. Kamu çalışanlarının emeklilerin, böylesine olumsuz şartlar yaşadığı günümüzde iş bırakma eyleminden başka çare kalmamıştır. Biz de 26 Mayıs tarihinde Büyük Ankara mitingimizi iptal ettik. Bu teklifi görünce mitingi iş bırakma eylemine dönüştürdük. Uluslar arası hukuktan kaynaklanan anayasal hakkımızı kullanacağız. 23 Mayıs tarihinde Kesk ile bu eylemi gerçekleştireceğiz. Diğer konfederasyonlarımızı da davet ediyorum. Bilhassa Memur-Sen’i tekrar bir değerlendirme yapmaya davet ediyorum. Eğer üç büyük konfederasyon bu konuda ortak bir karar alırsa, çok daha başarılı bir, iş bırakma eylemi yapar ve kamu çalışanlarının taleplerine cevap bulabiliriz. Eğer 21 Mayıs tarihinde o masada toplu sözleşme taleplerimize cevap bulursak, bu iş bırakma eylemini yapmayız.
 
Buradan hükümete, Sayın Başbakan’a sesleniyorum; kamu çalışanlarının ve emeklilerin yaşadığı dramı ekonomik sefaleti görün, ek ödemelerde öğretmeni, postacıyı, din görevlisini, KİT çalışanlarını, maliye uzmanlarını oyun dışı bıraktınız. 2 milyon insanı oyun dışı bırakmaya hakkınız yok. Bu masada tekliflerimize cevap bulalım, biz de eylemimizi iptal edelim. Özellikle 21 Mayıstan sonra tarih belirledik bunun bir anlamı var. Masaya olan saygımızdan biz bu eylemi 21 mayıs sonrasına bıraktık.”
 
Toplantıya Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci de katıldı.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 1 bugün

GENEL BAŞKAN İŞ BIRAKMA EYLEMİ TEKLİF ETTİ

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 15 Mayıs 2012

Hükümetin teklifi karşısında diğer konfederasyonlara iş bırakma eylemi teklif ediyoruz.
Kamu İşveren Kurulu ile memur konfederasyonları arasında gerçekleşen toplu sözleşme masasının bugünkü toplantısında maliye yetkilileri genel ve işkolu bazında tekliflerini sundu.
Buna göre, Kamu İşveren Kurulu’nda bulunan maliye temsilcileri,  kamu çalışanlarına 2012 yılı için ilk 6 aylık dönemde yüzde 3, ikinci altı aylık dönem yüzde 3, 2013 yılında ise ilk altı aylık dönemde yüzde 2, ikinci altı aylık dönemde yüzde 3 zam oranı teklif etti. 
Teklifin sunulmasının ardından toplantıya 16 Mayıs 2012 Çarşamba günü devam edilmek üzere son verildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve diğer konfederasyonların genel başkanları ile birlikte basına açıklamada bulunuldu. 
Bakan Çelik açıklamasında, ”Bugün aynı zamanda kamu işveren heyeti olarak kamu görevlileri sendikaları heyetine teklifimizi sunmuş bulunuyoruz. Teklifimizde 2012-2014 dönemini kapsayan orta vadeli program ve 2012 yılı bütçesinde öngörülen hedefler doğrultusunda, bu hedefleri esas alarak 2012 yılı için 3+3; 2013 yılı içinse 2+3 olarak artış oranlarını belirledik ve kendilerine ilettik. Ayrıca 11 hizmet kolu var. 11 hizmet koluna ilişkin talepleri de daha önce yoğun bir şekilde değerlendirmiştik. Onları da dikkate alarak bunlara karşı da tekliflerimizi gerek sendika başkanlarına gerekse konfederasyon başkanlarına sunmuş bulunuyoruz. Kamu heyetinin teklifi ve konfederasyonlardan, sendikalardan almış olduğumuz tekliflerin müzakerelerine ise çarşamba günü yoğun bir şekilde başlamış olacağız. Çarşamba ve Perşembe günü eğer yeterli olmaz ise Cuma gününü de ilave ederek üç gün müzakerelerimizi gerçekleştireceğiz ve nihai olarak 21 Mayıs’ta bir araya gelerek nihai görüşlerimizi orada ifade etmiş olacağız.” Dedi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise yaptığı açıklamada teklif edilen zam oranının kabul edilir olmadığını söyleyerek “sadece yoğurt talebinin karşılandığı bir toplu sözleşme süreci yaşıyoruz” dedi. Koncuk konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Merkez bankası açıklamıştı. Enflasyon hedeflemesindeki rakamları söylemişti. Tarihimizdeki ilk defa hedeflenen enflasyon altında bir teklifle kamu çalışanları karşı karşıya. Bu teklif kamu çalışanlarını, emekliyi yok sayan bir tekliftir. Milyonlarca insanı ekonomik sefalete terk eden bir tekliftir. Kamu çalışanları sadece, 2012 yılında üç aylık enflasyon yüzde 3.9 olmuştur. İlk 6 aylık dönem için teklif edilen de yüzde 3 olmuştur. Bunu hiçbir akıl sahibi, vicdan sahibi açıklayamaz. Öğretmen yok, akademisyen yok, postacı yok, sağlık çalışanı yok, büro çalışanı yok, din görevlisi yok, hizmet kollarının talepleri hiçe sayılmış. Sadece yoğurt taleplerinin karşılandığı bir toplu sözleşme süreci yaşıyoruz. İstihdam şartlarında da aynı durum söz konusu. 4/C ve 4/B uygulaması konusundaki taleplerimiz hiç karşılanmamış. Emeklilerimizin yaşadığı problemlerden hiç söz edilmemiş. İnsanlar emekli olmaktan kaçıyorlar. Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması yönünde aylardır ısrarla vurgulamamıza rağmen, ek ödemelerin emeklilikte dikkate alınmaması asla kabul edilemez. Bu teklif muzır bir  tekliftir. Hükümetin adil gelir paylaşımı iddiasıyla asla örtüşmeyen bir tekliftir. Bu teklifin her kelimesini reddediyoruz.  Hem genel toplu sözleşme yönünden, hem hizmet kolları talepleri yönünden reddediyoruz. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı olarak, yönetim kurulu üyelerimiz adına bütün konfederasyonlarımızı 21 Mayıstan sonraki bir tarihte ortak iş bırakma eylemine davet ediyorum. Bu talepler mitingle karşılanmaz, iş bırakma eylemi gerektirecek boyutta, tekliflerimizi değersiz gören bir anlayıştır. Bunun cevabı mitingle olmaz, iş bırakma eylemleriyle kendimizi göstermeliyiz. Memur-Sen dahil bütün konfederasyonları iş bırakma eylemine buradan davet ediyoruz. 
Türkiye Kamu-Sen olarak, 21 Mayıs’tan sonra Hükümetle uzlaşma sağlanamazsa tüm sendikalarla beraberce iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz. Eğer bu haliyle mutabakat sağlanırsa gerekirse tek başımıza da iş bırakma eylemini yapacağız. Ek ödemelerde 1 puanlık artış bile yapılmıyor. Türkiye’nin eğitim öğretim davasını yürütenlerin ismi yok, müsteşarın maaşında 800 liraya kadar artırıma gidilsin, öğretmeni, postacısı, din görevlisiyle 2 milyon 100 bin kamu çalışanının ek ödemelerinde bir kuruş artırım yapmayacaksın. Bu nasıl bir gelir dağılımı adaletidir. Biz sorumluluklarımızı yerine getirerek, çarşamba günü taleplerimizi müzakereye açacağız. Ama bu taleplerle müzakereden bir şey çıkmayacağının kamu çalışanlarının bilmesini istiyorum. Eğer bu tekliflerin adam gibi teklifler olmasını istiyorsak, kamu çalışanları gücünü göstermek zorundadır. kimse emeklilerle birlikte 5 milyon insanı aileleriyle birlikte 20 milyon insanı yok sayamaz. Hiçbir hükümetin oy oranı yüzde 100 dahi olsa 20 milyon insanı görmezden gelme hakkı asla olamaz. O yüzden bu teklifleri redediyoruz.”
 
Toplantıya Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel de katıldı.
 
KAMU İŞVEREREN HEYETİ’NİN 2012-2013 YILLARINA İLİŞKİN TOPLU SÖZLEŞME TEKLİFLERİ İÇİN RESİMLERİ TIKLAYINIZ.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİ ÇORUM’DA

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 15 Mayıs 2012

Çorum Şubesi 12
Mayıs 2012 Cumartesi günü İlçe ve İşyeri Temsilcilerinin katılımıyla bir
istişare toplantısı düzenledi.
Toplantıya Genel
Sekreter Musa AKKAŞ ile Genel
Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN da
iştirak ettiler.
Şube Başkanı Mahmut
Alparslan’ın açış konuşmasından sonra söz alan Genel Merkez Yönetim Kurulu
üyeleri sendikal çalışmalar ve Toplu Sözleşme görüşmeleri ile ilgili bilgiler
verdiler. Yetki belirlenmesi sürecinde yapılacak faaliyetlerle alakalı olarak
da katılımcılara açıklamalarda bulunan Merkez Yönetim Kurulu üyeleri daha sonra
soruları cevaplandırarak toplantıyı tamamladılar.
Ayrıca 28 Nisan’da
yapılan İLKSAN İlçe Temsilciliği seçiminde seçilen delegeler de toplantıya
katılarak katılımcılara tanıtıldı.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

HATAY VALİLİĞİ YANLIŞTAN DÖNDÜ…

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 14 Mayıs 2012

Hatay İl Hıfzıssıhha Kurulunun almış olduğu ve ‘’Süt Dağıtımı Projesi’’nde idari ve inzibati tedbirler alınmasını öngören karar sitemizde haber yapılarak bu işlemin demokratik bir ülkede olamayacağı vurgulanmış ve kararın iptali istenmişti. Bu konuda Hatay Valiliğine iptal istemiyle yazı da yazmıştık….Haberin sitemizde gündeme getirilmesi ve yazımız üzerine Hatay Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu yeniden toplanarak bir karar almış ve önceki kararını iptal etmiştir….Yanlış Karardan dönen Hatay Valiliğine ve Hatay İl Hıfzıssıhha Kuruluna Türk Eğitim-Sen olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 1 bugün

ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 14 Mayıs 2012

Türkiye
Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un "Anneler Günü" nedeniyle
yayımladığı mesajdır.
 
 
"Sevginin en yücesini, en çelişmeyenini ve en
yalansızını yaşayan onlardır.
 
Anne sevgisi, çelişkiler ve çekişmelerle çevrili
hayatımızın, çelişmediği ve çekişmediği tek ortak noktasıdır.
 
Hiçbir inanç, hiçbir felsefe, hiçbir din yoktur ki;
temeline anne sevgisini koymasın. Annelik, insanlığın ulaşabileceği en doruk
noktadır.
 
Öpmeye kıyamadığı yavrusunu, vatana hizmet etsin diye,
gözünü kırpmadan gönderen bir annenin erdiği noktaya ulaşabilecek bir kişi daha
yoktur.
 
Gittikçe olumsuzlaşan ekonomik şartlar altında hem
çalışan hem evlat yetiştiren, yozlaşan kültürel şartlar karşısında vakarını
bozmayan, Amine Hatunlardan, Nene Hatunlardan devraldığı iffet bayrağını
dalgalandıran, çocuklarına helalden ve doğrudan başka bir şey öğretmeyen, Türk
Milletinin temel direği anneler ne yücedir!
 
Bu vatan için çalışan, üreten ve savaşan bütün
evlatların anneleri ne yücedir!
 
Kanlarıyla bayrakları bayrak yapan, mezar taşlarıyla
bu vatana Türk mührünü vuranların anaları ne yücedir!
 
Başta bu vatana şehit yetiştirenler olmak üzere, tüm
annelerin anneler günü kutlu olsun!
 
 
Bizim için yılın annesi, tüm şehit analarıdır."
 
İsmail KONCUK
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 1 bugün

ÖĞRENCİLERE SÜT İÇİREMEYEN YÖNETİCİLER KARAKOLLUK OLACAK-MIŞ!

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 Mayıs 2012

Kamuoyunda öğrencilerin
dağıtılan sütler nedeniyle rahatsızlanması ile gündeme gelen “Okul Sütü
Dağıtımı Projesinde” her geçen gün ilginç gelişmeler yaşanıyor.
 
Bu gelişmelerin
sonuncusu Hatay’da yaşandı. Hatay İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun 04.05.2012 tarih ve
2012/05 Sayılı Kararında “…….. çocukların sütleri içmeden eve götürmelerinin
önlenmesine, bu hususlara uymayan yöneticiler hakkında idari ve inzibati işlem
yapılmasına, oy birliği ile karar verilmiştir.” denilerek  okul yöneticileri ve
öğrencilerle ilgili idari ve inzibati (kolluk kuvvetleri) işlem yapılması
kararı alındı. Bu karar 09.05.2012 tarih ve 16883 sayılı yazı ile İl Milli
Eğitim Müdürlüğü  tarafından okullara
duyurulmuştur.
 
Okul yöneticilerimizin
dağıtılan sütleri öğrencilere sanki zorla içirmeleri anlamına gelen ve bu işi
yapmayanların idari ve inzibati işlem yapılmakla  tehdit edildiği bu İl Hıfzıssıhha Kurulu
Kararı tam bir skandaldır.
 
Okul
yöneticilerimizin böyle bir yükümlülüğü olmadığı gibi, söz konusu kurulun
böylesine bir karar alma yetkisi de yoktur.
 
Demokratik
ülkelerde asla görülmeyecek bu uygulama ülkemizin geldiği noktayı göstermesi
bakımından manidardır.
 
Türk Eğitim-Sen olarak
eğitimcileri  şamar oğlanı gibi görme
alışkanlığından tüm yöneticilerimizin biran önce kurtulmasını  diliyoruz.
 
Konu ile ilgili
olarak Hatay Valiliğine kararın iptali için Genel Merkezimizce ayrıca
başvuruda  bulunulacaktır.
 
 
Hatay Valiliğinin yazısı için tıklayınız
İl Hıfzıssıhha Kurul Kararı için tıklayınız
TÜRK EĞİTİM-SEN
GENEL MERKEZİ

3 toplam ziyaret, 0 bugün

4/C’LİLERİN SÖZLEŞMELERİNDEN ALINAN DAMGA VERGİSİ KALKIYOR

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 Mayıs 2012

Toplu
sözleşme masasında 4-C’lileri sevindirecek bir karar çıktı.
Hatırlanacağı
üzere daha önce tüm sözleşmeli personelin hizmet sözleşmelerinden, yıllık
toplam tutar üzerinden Damga Vergisi kesintisi yapılmakta ve bu tutar,
sözleşmeli personel tarafından ödenmekteydi. Sözleşmeli olarak görev yapan
personelden alınan Damga Vergisi büyük bir mağduriyet yaratmaktaydı.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

AMASYA EĞİTİM BİR SEN BAŞKANINA YARGI TOKADI

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 Mayıs 2012

Samsun 1. İdare
Mahkemesi 27.03.2012 tarih ve 2011/1851 E. 2012/372 K. sayılı kararında Amasya
Fatih İlköğretim okulunda 76. Madde kapsamında müdür olarak atanan Eğitim
Bir-Sen Amasya Şubesi Başkanı Şahin GÜMÜŞ’ün atamasını iptal ederek eski
görevine geri döndürdü. Yapılan atamanın kişinin atama niteliklerine haiz
olmayıp hukuka aykırı olarak yapıldığı açık olup mahkeme de bu kararıyla bu
durumu tespit etmiştir.
İdarecilerin hukuk
devleti ilkesi ve eşitlik ilkeleri kapsamında ayrımcılık ve kayırmacılık
yapmadan işlemlerini tesis etmekle yükümlü olup yargı denetimi sonucunda
“yandaş kayırmacılığının” ortaya çıkacağını ve er geç yargıdan döneceğini  unutmamaları gerekir.
 

4 toplam ziyaret, 0 bugün

ÖĞRENCİLERİN DEVAMSIZLIĞI NEDENİYLE ÖĞRETMENLER MAĞDUR EDİLMEMELİ…

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 Mayıs 2012

Ortaöğretim son
sınıf öğrencilerinin YGS ve LYS sınavlarına hazırlanmaları nedeniyle, hemen
hemen bütün öğrenciler mazeretli veya mazeretsiz olarak sınav gününe kadar
okula devam etmemektedirler. Öğrencilerin olmaması nedeniyle ortaöğretim son
sınıf öğrencilerinin derslerine giren öğretmenler istekleri dışında derse
girememekte ve bu gerekçe ile ek ders ücreti alamamaktadırlar.
 
Samsun 1. İdare
Mahkemesinin 2008/935 E. 2008/1958 K. Sayılı kararı ile de yaşanan bu durumdan
öğretmenlerin sorumlu olmaması nedeniyle mağdur edilmemeleri yönünde hüküm
verilmiştir. Bu nedenlerle Türk Eğitim-Sen olarak öğrencilerin bulunmadığı
gerekçesi ile yapılmayan derslerden dolayı ek ders ücretlerinin kesilmemesi
için Milli Eğitim Bakanlığı’na gerekli düzenlemeleri yapması için yazı yazdık.
 
İlgi yazı için
tıklayınız (word, pdf)
 

4 toplam ziyaret, 0 bugün

TOPLU SÖZLEŞMENİN 2. OTURUMU GERÇEKLEŞTİ

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 11 Mayıs 2012

Memurların toplu sözleşme görüşmeleri kapsamında kamu
görevlileri sendikalarıyla Hükümet arasındaki ikinci oturum başladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndaki Reşat
Moralı Toplantı Salonu’nda gerçekleşen görüşmede memurların hizmet kollarına
ilişkin talepleri ele alınıyor.
 
Toplantının başında basına açıklamada bulunan Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ilk toplantıda görüşmelerin çalışma
takviminin belirlendiğini hatırlattı 30 Nisan’daki ilk toplantıda kamu işveren
heyeti ve kamu görevlileri sendikaları heyetinin oluşturduğu teknik heyetin
çalışma yapacağını ifade ettiklerini anımsatan Çelik, teknik heyetin bu süre
içerisinde çalışmalarını tamamladığını dile getirdi.Bugün ve yarın hizmet
kollarına ilişkin taleplerin değerlendirileceğine işaret eden Çelik, şöyle
konuştu:
”Çalışma takvimimize göre yarın ayrıca genel konulara
ilişkin bir komisyon oluşturacağız ve 14 Mayıs Pazartesi günü genele ilişkin
taleplerin değerlendirilmesine başlayacağız. Ayrıca 14′ünde kamu işveren
heyetinin teklifini de sizlere, heyete takdim etmiş olacağız. Mayıs’ın 16 ve
17′sinde ise hem hizmet kollarına ilişkin hem de genele ilişkin tabloyu hep
birlikte değerlendirmiş ve görmüş olacağız. Umuyorum ki kamu çalışanlarının
beklentilerine cevap verecek bir süreci hep birlikte tamamlamış oluruz. Zaten
bu sürecin bir aylık bir süreç olduğunu da bir kez daha ifade ediyorum. Ve
ikinci buluşmamızın başarılı geçmesini temenni ediyorum.”
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk da hizmet
kolları tekliflerine ilişkin teknik heyet raporunu incelediğini ve çok
şaşırdığını söyledi. Genel Başkan İsmail Koncuk, raporlar içerisinde
tereddütler bulunduğunu vurgularken, haberleşme kolundan bir örnek verdi.
 Aynı metinde TRT çalışanlarını ek ödeme konusunun hizmet kolunda görüşülecek konular arasına yazıldığını, bunun doğru bir karar olduğunu, ancak aynı mahiyette olan PTT çalışanları ile ilgili teklifin hizmet kolunda görüşülecek konular içine yazılmadığını, bunun bir tezat olduğunu belirten, Genel Başkan Koncuk, komisyon üyelerinin daha işin başındayken neyi nasıl yapması gerektiğinin iyi belirlenmesi gerektiğini söyledi.
 
Konuşmaların ardından komisyon çalışmalarının ele
alındığı toplantıya geçildi. İlk olarak Diyanet Hizmet kolundaki talepler ele
alındı. Taleplerin genel toplu sözleşmelerde mi hizmet kolu toplu
sözleşmelerinde mi ele alınacağı belirlendi. Görüşmelerde sırasıyla, yerel
hizmet, haberleşme, ulaşım, kültür ve tarım orman iş kollarında taleplerin
hangi oturumda ele alınacağı belirleniyor.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

GENEL MERKEZ İSKENDERUN’DA ÜYELERİMİZLE BİRARAYA GELDİ

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 08 Mayıs 2012

4 Mayıs 2012 Cuma günü Hatay 2 No’lu
Şubemizin İskenderun Öğretmenevi’nde düzenlediği istişare toplantısı yoğun bir
katılımla gerçekleşti. Toplantıya Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar
Şahindoğan ile Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir ile birlikte
Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe ve İşyeri Temsilcileri, Kadın Komisyonu
üyeleri hazır bulundu.
Toplantı, saygı duruşu ve İstiklal
Marşının okunmasından sonra Şube Başkanı Ahmet Akça’nın şube çalışmaları
hakkında bilgi vermesiyle başladı.
Genel Dış İlişkiler ve Basın
Sekreteri Sami Özdemir yaptığı konuşmada Genel merkezimizin çalışmaları ve
sekretarya çalışmaları hakkında bilgi verdi ve Hatay’da İlksan delege
seçimlerinden dolayı üyelerimize teşekkür etti.
Toplantıya Genel Mevzuat ve Toplu
Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan’da konuşmasında yeni sendika yasasındaki
değişiklikler ve Türkiye Kamu-Sen olarak toplu sözleşme masasına sunulan
taleplerimiz hakkında katılımcılara bilgi verdi. Toplantı soruların
cevaplanmasıyla sona erdi.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDET DURMUYOR!

| EĞİTİM PERSONEL HABERLERİ | 08 Mayıs 2012

Son haftalarda gün geçmiyor ki, öğretmenlere yönelik şiddet vakaları haber bültenlerinde yer almasın. Hemen her gün yurdumuzun değişik yerlerinde öğretmenlerimize yönelik saldırı ve darp olayları gündemi işgal ediyor.

Devamını Oku »

3 toplam ziyaret, 0 bugün

Türk Eximbank Uzman Yardımcısı Alımı 2012

| MEMUR ALIMLARI | 08 Mayıs 2012

İstanbul’da çalıştırmak üzere 45 adet uzman yardımcısı alacak.Türk Eximbank yapacağı sınav sonucuna göre belirli şartlar gözetecek.

Devamını Oku »

7 toplam ziyaret, 0 bugün

Sayfa 1 Toplam 41234
  • Ad 1
  • Ad 3
SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ *Becayisİlanlari.Com*
İDDİA EDİYORUZ EN İYİ BECAYİŞ SİTESİYİZ!
  • More.<==Sıkkulanılanlar